ACABA NEYİMİZ EKSİK?
Perşembe, 08 Temmuz 2010 10:34
   ACABA NEYİMİZ EKSİK?
Günün birinde penceremden, sokaklarda hızla ve perişan bir halde yürüyen insanları takip ediyordum, insanlar sanki şiddetli bir yağmurdan kaçarcasına haraket ediyorlardı yada sanki çarşı kapanacakta bir an önce iş yerleri kapatmadan alış veriş  yapacakları dükkanları ararcasına telaşlı bir şekilde yürüyorlardı. İnsanların yüz ifadeleri mutsuz ve perişandı. O anda kendime sordum: acaba neyimiz eksik? Neden mutlu insanlar görmüyorum? Neden aklı başında ve kendine güvenen gençler görmüyorum? Neden sakin ve yaşlarına yakışır bir şekilde haraket eden aileler görmüyorum? Görsel olarak hayatta her şeye sahibiz, peki neden içimizde büyük bir boşluk hissediyoruz? Bu konu üzerinde bir genç kitlesi ile münakaşa etmeye çalıştım. Bu münakaşa sonucunda, içimizde bulunan büyük boşluğun birkaç sebebinin olduğunu anladım. Sorunlarımızı çözememizin en büyük sebebi, sadece istediğimiz sorunlarımızı (hesabımıza gelen sorunları) çözmeye çalışıyoruz. İkincisi ise: işlediğimiz günahlardan dolayı umutsuzluğa kapılırız. Eğer ciddi bir şekilde düşünecek olursak, bir çok sebepten dolayı şikayetçi oluyoruz. Görsel olarak, elimizde yeterince maddi imkanlar olmadığından, sınavlarda yeterince puan almadığımızdan yada ailemizin bizleri yanlış anladıklarını zannederiz, elimizde olan cep telefonumuzun yada bilgisayarımızın daha üst modelini almak istediğimizden dolayı ve değersiz sebeplerden dolayı içimizde büyük bir boşluğun olduğunu hissederiz. Soru: ne yapmamız gerekir? Hep durumumuzdan şikayetçi olmamız mı gerekir? Hep daha fazlasını istiyorum dememiz mi gerekir? Emin ol ki eğer hayatta istediğin her şeye sahip olsan da, içinde hissettiğin o boşluğu dolduramayacaksın. Acaba talep ettiğimiz şeyler bizim zayıf noktalarımızın sebebi olabilir mi? Evet bu mümkün dür. Lakin ilk önce neler talep etmemiz gerektiğini iyi öğrenmemiz gerekir. Bu boşluğumuzu doldurmamız için sadece bir şahısı talep etmemiz gerekir. Bu şahıs bizi sever ve bize devamlı destek olur, konuştuğumuz zaman bizi duyar, ağladığımız zaman gözyaşımızı siler, bu şahıs bizim dostumuz olur, hüzünlerimizde yanımızda durur, bize mutluluk verir, zayıflıklarımıza karşı bizi kabul eder, bizi güçlendirip nimetlerini bize hibe eder, bize göksel krallığını verir ve daha önce belirtmiş olduğumuz bütün eksiklerimizi tamamlar eğer onun yakınında yaşamayı tercih edersek. Ondan istediğimiz ve bize vaat ettiği şeyleri bize vermesine fırsat vermemiz için o na kalbimizin kapılarını açmamız yeterlidir. O zaman bu dünyada o şahıstan başka bir şeye ihtiyacınızın olmadığını hissedeceksiniz. O şahısın adı da MESİH tir.  
PEDER: DİMYANOS YAKUPOĞLU

 

Supported by: onlinepharmacies and themesbase

deneme